<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>T-Haber "Teknoloji Haber"</title>
	<atom:link href="http://thaber.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://thaber.wordpress.com</link>
	<description>Teknoloji, Haber, Küresel Isınma, Bilim Adamları, Yeni Çıkan Ürünler...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2007 07:09:09 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='thaber.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/2ac263a7e1c8ca7f30a83b90271ca9f5?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>T-Haber "Teknoloji Haber"</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com</link>
	</image>
			<item>
		<title>Amedeo Avogadro</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/05/19/amedeo-avogadro/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/05/19/amedeo-avogadro/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2007 06:59:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[Mucitler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/05/19/amedeo-avogadro/</guid>
		<description><![CDATA[Gerçek ismi Quaregna ve Cerrato Kontu Lorenzo Romano Amedeo Carlo Avagadro&#8216;dur. Lise yıllarında fizik ve kimya okumuş olan herkes Amedeo Avogadro’nun adını bilir. Zira o, &#8220;aynı basınç ve sıcaklıkta, eşit hacimdeki gazlar eşit sayıda molekül içerir&#8221; şeklinde özetlenebilecek olan &#8220;Avogadro Yasası&#8220;nı keşfeden ve bir gramda bulunan molekül sayısını ifade eden 6.0248 X10^23 rakamını yani &#8220;Avogadro [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=215&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><font size="2"><a href="http://bp0.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rk6eTWXLQII/AAAAAAAAAKw/m_7MooSDobM/s1600-h/180px-Amedeo_Avogadro2.jpg"><img src="http://bp0.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rk6eTWXLQII/AAAAAAAAAKw/m_7MooSDobM/s200/180px-Amedeo_Avogadro2.jpg" style="float:right;cursor:pointer;margin:0 0 10px 10px;" border="0" /></a></font><font face="Verdana" size="2"><span style="font-family:arial;">Gerçek ismi </span><strong><font>Quaregna ve Cerrato Kontu Lorenzo Romano Amedeo Carlo Avagadro</font></strong><span style="font-family:arial;">&#8216;dur. Lise yıllarında </span><strong><font>fizik</font></strong><span style="font-family:arial;"> ve </span><strong><font>kimya</font></strong><span style="font-family:arial;"> okumuş olan herkes </span><font>Amedeo Avogadro</font><span style="font-family:arial;">’nun adını bilir. Zira o, &#8220;aynı basınç ve sıcaklıkta, eşit hacimdeki gazlar eşit sayıda molekül içerir&#8221; şeklinde özetlenebilecek olan <strong>&#8220;Avogadro Yasası</strong>&#8220;nı keşfeden ve bir gramda bulunan molekül sayısını ifade eden 6.0248 X10^23 rakamını yani </span><strong><font>&#8220;Avogadro Sayısı&#8221;</font></strong><span style="font-family:arial;">nı bulan kişidir.</span></font></p>
<p><font face="Verdana" size="2"> <span style="font-family:arial;">1776 yılında, İtalya’nın Torino Kenti&#8217;nde doğan ünlü fizik ve kimya bilim adamı Amedeo Avogadro, aile geleneğini sürdürerek önce hukuk ve felsefe öğrenimi yaptı; 1789’da felsefe, 1792’de hukuk felsefesi diplomasını, birkaç yıl sonra da din hukukundan doktarasını aldı. Fakat çok geçmeden doğa bilimlerine ve fen bilimlerine duyduğu ilgi onu yoğun bir kendi kendine eğitim faaliyeti yapmaya yöneltti.</span></font><span id="more-215"></span><font face="Verdana" size="2"><span style="font-family:arial;"></span><br />
<span style="font-family:arial;">1800-1805 yılları arasında matematik ve fizik okudu. Bu sayede 1809’da <strong>Vercelli Kraliyet Koleji</strong>’nde matematik ve fizik eğitmenliği yapan Amedeo Avogadro, 1821’de <strong>Torino Üniversitesi</strong>’nde yüksek fizik profesörü oldu. <strong>Donna Felicita Mezzi</strong> ile evliliğinden altı çocuğu oldu.</span></font></p>
<p><font face="Verdana" size="2"> <span style="font-family:arial;">Amedeo Avogadro, kendinden iki yıl önce gazların bileşimi hakkında bazı önemli kanunları bulan <strong>Gay Lussac</strong>’ın çalışmalarından yararlandı ve Lussac Kanunları’nı molekül teorisine uyguladı. Atom ile molekül arasındaki ayrımı da ilk kez farkeden ve buna işaret eden Avogadro, 1856’da öldüğünde fizik ve kimya bilimlerine ve özellikle de </span><font>Molekül Teorisi</font><span style="font-family:arial;">&#8216;ne yaşamsal önemde katkılarda bulunmuştu.</span></font></p>
<p><font face="Verdana" size="2"> <span style="font-family:arial;">Ünlü İtalyan bilim adamı Avogadro, 80 yaşında dünyaya gözlerini yumduğunda bilim dünyası, onun bilimsel katkılarının büyük öneminin farkına henüz varmamıştı. Onun bilimsel katkılarının büyüklüğünü ortaya çıkarmak bir başka İtalyan kimyacısı olan </span><font>Cannizzaro</font><span style="font-family:arial;">’ya düştü.</span></font></p>
<p><font face="Verdana" size="2"> <span style="font-family:arial;">1860 yılında yapılan bir bilimsel toplantının ardından, Avogadro’nun kimya alanında oynadığı büyük rol, tüm bilim dünyası tarafından kabul edildi. Avogadro’nun kendi adıyla anılan yasa ve sayı olmasaydı, kimya ve fiziğin bugünkü gelişkinlik düzeyine ulaşması düşünelemezdi. En önemli yapıtı; </span><strong><font>&#8220;Cisimlerin Temel Moleküllerinin Bağıl Kütlelerini ve Bileşimlere Katılma Oranlarını Belirleme Yöntemi Üzerine Bir Deneme&#8221;</font></strong><span style="font-family:arial;">dir.</span></font></p>
<p><font face="Verdana" size="2"> <strong><font>Bilim dünyasından aldığı tepkiler</font></strong><br />
<span style="font-family:arial;">Bilim dünyası, Avogadro&#8217;nun teorisine çok önem vermediğinden, teori hemen kabul edilmedi. </span><font>André-Marie Ampère</font><span style="font-family:arial;">, üç yıl sonra farklı yöntemlerle aynı sonuçları bulunca da birşey değişmedi.</span></font></p>
<p><font face="Verdana" size="2"> <span style="font-family:arial;">Ancak; </span><font>Charles Frédéric Gerhardt</font><span style="font-family:arial;">, </span><font>Auguste Laurent </font><span style="font-family:arial;">ve </span><font>Williamson</font><span style="font-family:arial;">&#8216;ın organik kimya üzerinde yaptığı araştırmaların sonucunda teorinin doğrulu test edilebildi.</span></font></p>
<p><font face="Verdana" size="2"> <span style="font-family:arial;">Ne yazık ki, yapılan bazı deneylerde, bazı anorganik maddeler yasanın dışına çıktı. Bu konudaki kesinlik ancak 1860&#8242;ta, Avogadro&#8217;nun ölümünden dört yıl sonra yaratıldı; </span><font>Stanislao Cannizzaro</font><span style="font-family:arial;">, bu eksepsyonların, bazı gazların moleküllerinin belirli sıcaklıklarda bağlantısızlık yaşamasından kaynaklandığını açıkladı. Ayrıca, Avogadro yasasının sadece moleküler kütlenin değil, atomik kütlenin de bulunmasını sağladığını savundu.</span></font></p>
<p><font face="Verdana" size="2"> <font>Rudolf Clausius</font><span style="font-family:arial;">&#8216;un kinetik teorisi, Avogadro&#8217;nun yasasını destekleyen başka bir kanıt sundu. Çok süre geçmeden, J. H. van &#8216;t Hoff&#8217;un sıvılarla gazların davranışlarının benzerlikleri üzerine yaptığı çalışmalar, Avogadro&#8217;nun kanununu son kez onayladı. O zamandan beri de, Amedeo Avogadro, </span><strong><font>atomik teorinin babası</font></strong><span style="font-family:arial;"> olarak kabul edilir.</span><br />
</font></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/215/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/215/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/215/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=215&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/05/19/amedeo-avogadro/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bp0.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rk6eTWXLQII/AAAAAAAAAKw/m_7MooSDobM/s200/180px-Amedeo_Avogadro2.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Buhar Makinesi</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/buhar-makinesi/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/buhar-makinesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2007 15:58:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İcatlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/buhar-makinesi/</guid>
		<description><![CDATA[Buhar makinesi, buharın içinde var olan ısı enerjisini, mekanik enerjiye dönüştüren bir dıştan yanmalı motordur. Buhar makineleri, lokomotifler, buharlı gemiler, pompalar, buharlı traktörler ve endüstriyel devreler olabilir.
Bir buhar makinesi basınç altında buhar üretmek için suyu kaynatacak bir kazana ihtiyaç duyar. Herhangi bir ısı kaynağı kullanılabilir, fakat genelde odun, kömür veya petrol türevi yakıtların yakılmasından elde [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=214&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Buhar makinesi, buharın içinde var olan ısı enerjisini, mekanik enerjiye dönüştüren bir dıştan yanmalı motordur. Buhar makineleri, lokomotifler, buharlı gemiler, pompalar, buharlı traktörler ve endüstriyel devreler olabilir.</p>
<p>Bir buhar makinesi basınç altında buhar üretmek için suyu kaynatacak bir kazana ihtiyaç duyar. Herhangi bir ısı kaynağı kullanılabilir, fakat genelde odun, kömür veya petrol türevi yakıtların yakılmasından elde edilen ateş kullanılır.</p>
<p>Çalışma prensibi olarak, ısı enerjisini alan buhar genişler ve bir piston veya türbine karşı yönde baskı uygular (iter), bu hareket çarkların dönmesi veya diğer mekanizmaların hareket alması ile mekanik enerjiye (işe) dönüşür.</p>
<p><strong><font>İlk Örnek</font></strong><br />
<a href="http://bp0.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj9KJPQ3FwI/AAAAAAAAAKA/GAoCf8vxVEQ/s1600-h/180px-Aeolipile_illustration.JPG"><img src="http://bp0.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj9KJPQ3FwI/AAAAAAAAAKA/GAoCf8vxVEQ/s200/180px-Aeolipile_illustration.JPG" style="float:right;cursor:pointer;margin:0 0 10px 10px;" border="0" /></a><br />
Bilinen ilk buhar makinesi diyebileceğimiz örnek Yunanlı mühendis Hero’nun birinci yüzyılda 50 yıllarına doğru Mısır İskenderiye’de uçları birbirlerine göre zıt yönleri gösteren iki eğik tüpün yerleştirildiği oyuk bir küreden yaptığı türbin’dir. Kürede su kaynatıldığında buhar borulardan dışarı çıkmakta günümüzde etki tepki kanunu dediğimiz şeyin sonucunda kürenin dönmesine yol açmakta idi. Hero buharlı bir türbin ya da motor icat etmesine rağmen toplumda bir etki yaratmadığından bunu motor aygıtının icadı olarak görülmemektedir.<span id="more-214"></span></p>
<p><strong><font>Buhar gücünün ilk faydalı uygulaması</font></strong></p>
<p style="text-align:right;">&nbsp;</p>
<p>Buhar gücünün Hero tarafından uygulamasından sonra 1679 yılında ilk faydalı uygulama Fransız fizikçi Denis Papin ‘den (1647-1712) geldi. İçinde suyun kaynadığı ve biriken buharın suyun kaynama noktasını yükselttiği sıkıca kapanan bir kapağı olan düdüklü tencere icat edilmişti. Papin’in dikkat ettiği şey daha yüksek ısıda kemikler yumuşuyor ve et daha çabuk pişiyordu. Tencereye buhar basıncının çok yükselmesine karşın bir de güvenlik vanası eklenmişti.</p>
<p style="text-align:center;" align="center"><strong><font>Buharlı motorlar</font></strong><a href="http://bp3.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj9Kw_Q3FyI/AAAAAAAAAKQ/2gSksimqVAA/s1600-h/450px-Steam_engine_in_action.gif"><img src="http://bp3.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj9Kw_Q3FyI/AAAAAAAAAKQ/2gSksimqVAA/s400/450px-Steam_engine_in_action.gif" style="display:block;text-align:center;cursor:pointer;margin:0 auto 10px;" border="0" /></a><em><font size="2"> Buhar motorunun çalışması</font></em></p>
<p><strong><font>Savery Makinası</font></strong></p>
<p>1698 yılında İngiliz mühendis Thomas Savery (1650-1715) buharla çalışan ,madendeki suyu dışarı atmak için kullanılan bir tulumba yaptı. Tulumba yüksek basınçla çalıştığından o günün teknolojisine göre bu tip bir buharı güvenli biçimde kullanacak düzeyde değildi. Ayrıca gerekli buharı oluşturmak için suyu ısıtmada çok fazla yakıt kullanılıyordu. Bu tip makinaların öncülü olan Savery’nin makinası verimsiz olduğundan fazla kullanılmadı fakat kendinden sonra gelen makinalar için temel teşkil etti.</p>
<p><span style="font-weight:bold;">Newcomen Makinası</span></p>
<p>1712 ‘de İngiliz mühendis Thomas Newcomen (1663-1729) yeni bir tür buhar makinesi geliştirdi. Bu alet çalışırken suyu yukarı doğru emecek boşluğu oluşturmak için buhar gerektirmiyor ve dışarı atmak için yüksek basınçlı buharın kullanılması ile çalışmıyordu. Newcomen’in makinesi pistonu itmek için sıradan alçak basınçlı buharı kullanıyordu. Böylece pistonların yüksek basınçlı buhar kullanıldığında olduğu gibi sıkıca oturtulmasına gerek kalmıyordu. Ayrıca daha az tehlikeliydi.</p>
<p>Yine de makine istenilen verime ulaşamamış ve yakıt tüketimi azalmamıştı.</p>
<p><span style="font-weight:bold;">Watt Makinası</span></p>
<p>1764 yılında bozulan Newcomen makinalarından biri onarılması için İskoçyalı mühendis James Watt’a verildi. Makinayı onaran watt aynı zamanda randımanı düşük bu makineyi geliştirmek de istedi. Arkadaşı İskoç kimyacı Joseph Black’tan gizil ısı’yı öğrenmiş olan Watt aynı odayı sürekli ısıtıp soğutmanın ne kadar israflı bir şey olduğunu anladı ve aklına iki oda yapmak fikri geldi.Biri sürekli sıcak , diğeri de sürekli soğuk tutulacaktı. Buhar işini yaparken sıcak odada bulunacaktı ve su haline getirilmesi gerektiğinde supaplar sistemiyle soğuk odaya alınacaktı.</p>
<p>Watt 1781 yılına gelindiğinde makinasını iyice geliştirmiş ve pistonun ileri geri hareketini ustalıkla bir tekerleğin dönme hareketine çeviren mekanik aletleride icat etmişti.</p>
<p><span style="font-weight:bold;">Buhar Türbinleri</span></p>
<p>1884 yılında İngiliz mühendis Charles Algernon Parsons (1854-1931) ilk başarılı buhar türbinini yapmıştır. Bu sayede yüksek hızlı gemi yapımı kolaylaşmış. Jeneratörlerde kullanılması kolaylaşmıştır.</p>
<p><span style="font-weight:bold;">Buhar Makinasının Verimi</span></p>
<p>James Watt’ın geliştirmesine rağmen buhar makinalarının verimi halen %7 civarında idi kalan %93 boşa giden ısı olarak kayboluyordu.</p>
<p>Buhar makinasının verimini inceleyen ilk kişi Fransız fizikçi Nicolas Leonard Sadi Carnot’tur (1796-1832) 1824 yılında yayımladığı Ateşin Tahrik Kuvveti Üzerine isimli kitabında buhar makinasının maksimum veriminin en sıcak halindeki buhar ile en soğuk halindeki suyun sıcaklığı arasındaki farka bağlı olduğunu gösterdi. Carnot ısı ve işin birbirlerine dönüşmesi yolunu ilk olarak ele alan kşi olduğundan Termodinamik biliminin kurucusu kabul edilmektedir.</p>
<p><span style="font-weight:bold;">Buharlı Ulaşım Araçları</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;">Buharlı Gemiler</span></p>
<p>1787 yılına kadar buharlı motorlar sadece su pompalarını ve tekstil makinalarını çalıştırmak için kullanılmıştı. 22 Ağustos 1787 yılında ise Amerikalı mucit John Fitch (1743-1798) ilk vapuru Delaware Nehri’ne indirmiştir. Bir süre Philaderphia ile Trenton arasında düzenli vapur yolculuğu yapılmasını sağlamıştır.Fakat Fitch ticari anlamda başarı kazanamamıştır. 1807 yılına gelindiğinde ise yine Amerikalı mucit olan Robert Fulton saatte 8 km hızla giden adını Clermont koyduğu kırk metre uzunluğundaki vapurları Hudson Nehri’nde işletmeye başladı. Bu sefer Fitch’in tersine ticari başarı kazanıldığından Fulton vapuların mucidi kabul edilmektedir. 1809 yılında ise Moses Rogers komutası altındaki Phoenix okyonusa açılan ilk buharlı vapur oldu. 1811 yılında Mississippi Nehri üzerinde işleyen ilk gemi New Orleans faaliyete geçti.</p>
<p>Okyonusu aşan ilk gemi ise 1919 yılında Georgia Savannah’tan İngiltere’deki Liverpool’a beşbuçuk haftada ulaşan Savannah isimli gemi oldu . Yolculuğun büyük kısmı yelkenlerin açılması ile bitirildiğinden aslında buharlı gemi sayılmazdı.</p>
<p>1827 yılında Türbinlerin ve gemi pervanesinin keşfedilmesi sonucu , pervanenin yan çarktan daha etkili olduğu anlaşıldı ve gemi teknolojisi hızla gelişti.</p>
<p><span style="font-weight:bold;">Buharlı Lokomotifler</span></p>
<p>İlk buharlı motorların gemilerde kullanılmasından sonra 1804 yılında Richard Trevithick bir vagonun şasesi üzerine sabit bir buhar motoru yerleştirerek dünyanın ilk buharlı lokomotifini üretti. Yaptığı özel yolda lokomotifini hareket ettirerek gösteri düzenlemiş fakat bundan ticari bir kazanç elde edememiştir.</p>
<p>1825 yılına gelindiğinde ise İngiliz mucit George Stephenson geliştirilmiş buharlı motorlardan faydalanarak ilk buharlı lokomotif denebilecek ve adına Rocket dediği aracı yaptı.</p>
<p><span style="font-weight:bold;">Buharlı Otomobil&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;">Buhar Makinesi Tipleri</span></p>
<p>Buhar makineleri iki ana başlıkta sınıflandırılabilir.</p>
<p>* 1 ) Teknoloji kullanımına göre</p>
<p>1.1) Pistonlu buhar makinaları<br />
1.2) Türbinli buhar makinaları</p>
<p>* 2) Uygulama alanlarına göre</p>
<p>2.1) Durağan (Sabit) buhar makineleri</p>
<p>2.1.1) Sarımlı,dönen milli motorlar ve frekanslı olarak duran ve tersine hareket edebilen basit uygulamalar.<br />
2.1.2) Nadiren duran ve tersine hareket ihtiyacı olmayan güç sağlayan motorlar.(Tüm termal güç istasyonları, değirmenler, fabrikalar.)</p>
<p>2.2) Araç Motorları</p>
<p>2.2.1) Buharlı bot ve gemiler<br />
2.2.2) Buhar lokomotifi<br />
2.2.3) Buharlı otomobil<br />
2.2.4) Buharlı iş makineleri</p>
<p>2.2.4.1) Buharlı yol silindiri<br />
2.2.4.2) Buharlı traktör</p>
<p><strong><em><span style="font-weight:bold;font-style:italic;">Bu yazı </span><font size="3">Vikipedi</font><span style="font-weight:bold;font-style:italic;"><font size="3"> </font>&#8216;den alınmıştır.</span></em></strong></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/214/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/214/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/214/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=214&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/buhar-makinesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bp0.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj9KJPQ3FwI/AAAAAAAAAKA/GAoCf8vxVEQ/s200/180px-Aeolipile_illustration.JPG" medium="image" />

		<media:content url="http://bp3.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj9Kw_Q3FyI/AAAAAAAAAKQ/2gSksimqVAA/s400/450px-Steam_engine_in_action.gif" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Abdüsselam</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/abdusselam/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/abdusselam/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2007 15:05:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/abdusselam/</guid>
		<description><![CDATA[Nobel armağanı alan ilk müslüman ilim adamı olan Abdüsselâm, 1926 yılında Pakistan sınırları dışında kalan Jhanga&#8217;da doğdu. Pakistanlı fizik bilgini Abdüsselâm, Pencap ve Cambridge üniversitelerinden matematik ve fizik dallarında birinci olarak mezun oldu. 1951 yılında hazırladığı doktora teziyle kuvantum elektrodinamiğinde temel olacak bir çığır açtı ve aynı yıl Pencap Üniversitesi&#8217;ne profesör oldu. 1954 yılında Cambridge [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=213&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href="http://bp3.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj8_2_Q3FvI/AAAAAAAAAJ4/zRs5kYskwJE/s1600-h/abdusselam.jpg"><img src="http://bp3.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj8_2_Q3FvI/AAAAAAAAAJ4/zRs5kYskwJE/s200/abdusselam.jpg" style="float:right;cursor:pointer;margin:0 0 10px 10px;" border="0" /></a>Nobel armağanı alan ilk müslüman ilim adamı olan Abdüsselâm, 1926 yılında Pakistan sınırları dışında kalan Jhanga&#8217;da doğdu. Pakistanlı fizik bilgini Abdüsselâm, Pencap ve Cambridge üniversitelerinden matematik ve fizik dallarında birinci olarak mezun oldu. 1951 yılında hazırladığı doktora teziyle kuvantum elektrodinamiğinde temel olacak bir çığır açtı ve aynı yıl Pencap Üniversitesi&#8217;ne profesör oldu. 1954 yılında Cambridge Üniversitesi&#8217;ne okutman tayin edilince, Pencap Üniversitesi&#8217;nden ayrıldı.<span id="more-213"></span>1957 yılında, Londra Üniversitesi&#8217;ndeki İmperal College&#8217;e teorik fizik profesörü olarak tayin edildi. Bundan sonra, Abdüsselâm, dünya çapında pek çok akademi, çeşitli komisyon, ilmî dernek ve ilmî heyet üyeliklerinde bulundu. Aynı zamanda pek çok ilmî kuruluşun başkanlığına getirildi. 1970-1973 yılları arasında Birleşmiş Milletler Üniversitesi&#8217;nin Birleşmiş Milletler Kurucu Kurulu ve Vakıf üyesi oldu. 1971-1972&#8242;de Birleşmiş Milletler İlim ve Teknolojisi İstişari Komitesi&#8217;ne başkanlık etti. 1972-1978 arasında Milletlerarası Sırfi ve Tatbiki Fizik Birliği nin ikinci başkanlığını yaptı. 1976 yılında Guthire Madalyası Armağanı, 1978&#8242;de Accedamia Nazionale di XL&#8217;nin Malteuecci Madalyası, 1978&#8242;de Amerikan Fizik Enstitüsü&#8217;nün John Terrance Tate Madalyası, yine 1978&#8242;de İngiliz Kraliyet Akademisi&#8217;nin Kraliyet nişanını aldı. 1979&#8242;da, ABD Milli Eğitim Akademisi ve İtalyan Milli Lincei Akademisi&#8217;ne yabancı üye seçildi. Aynı yıl kendisine Nobel Fizik Armağanı verildi. Ayrıca, biri 9 Eylül 1981&#8242;de İstanbul Üniversitesi tarafından olmak üzere, dünyanın çeşitli üniversitelerinden 15&#8242;i aşkın fahri fen doktorluğu payesi vardır.</p>
<p>Bugün bir taraftan Londra Ünivetsitesi İmperial College&#8217;de teorik fizik profesörlüğünü (1957&#8242;den beri) sürdürürken, diğer taraftan da Trieste&#8217;deki &#8220;Milletlerarası Fizik Merkezi&#8221;nin direktörlüğünü ifa etmektedir. Görüldüğü gibi, hayatının bütün devreleri milletlerarası başarılarla dolu olan Pakistanlı fizik ilim adamı Prof. Abdüsselâm, ender yetişen İslâm alimlerinden birisidir. Prof. Abdüsselâm, 230&#8242;dan fazla orijinal çalışma yaptı. Bunlardan bir kısmını, aralarında birçok Türk fizikçilerinin de bulunduğu mesai arkadaşları ve öğrencileri ile hazırladı. Prof. Abdüsselâm, bu çalışmalarında, İslâmiyetin ilme verdiği önemi bilen ve bütün ilimlerin kaynağı olduğuna inanan, keşiflerini ona dayandıran bir müslümandır.</p>
<p><strong>ABDÜSSELÂM VE NOBEL ÖDÜLÜ</strong><br />
Prof. Abdüsselâm, ilimde örnek ve takdir edilecek bir çalışma gösterir. Müslümanların her şeyde olduğu gibi, ilimde de öncü olmaları gerektiğini<br />
savunur ve ilmi, Allah&#8217;ın sanatını anlama gayreti olarak tarif eder. Hatta ona Nobel armağanı kazandıran teorisini bile, ilâhî sanatın bir kısmını anlayabilme lütfuna bağlar.</p>
<p><strong>ABDÜSSELÂM&#8217;A NOBEL ARMAĞANINI KAZANDIRAN BULUŞ</strong><br />
Profesör Abdüsselâm&#8217;a Nobel armağanını kazandıran, zayıf ve elektromagnatik kuvvetlerin birleşik alan teorisidir. Bu teori, bir yandan öyar simetrisi prensibine, diğer yandan da simetrilerin kendiliklerinden bozulması prensibine dayanmaktaydı. Aynı teoriyi Steven Weinberg de o sıralarda ileri sürdü. Bundan dolayı teori, Selâm-Weinberg teorisi adıyla tanındı. Tabiatta ilk bakışta mahiyetleri itibariyle birbirinden farklı görünen dört çeşit etkileşme görülmektedir. Bunlar:<br />
1. Gravitasyon etkileşmeleri,<br />
2. Elektromagnetik etkileşmeler (nötronların beta bozunumlarında olduğu gibi)<br />
3. Zayıf etkileşmeler,<br />
4. Kuvvetli etkileşmeler. (Bunlar atom çekirdeklerinin yapı taşlarını birarada tutmaktadırlar)</p>
<p>Teorik fizikçiler, 1918&#8242;den beri, bu etkileşmelerden en az ikisinin veya hepsinin menşeinin aynı olduğunu isbat etmeye çalıştılar. Bu konuda çalışmalar yapan Einstein, bu işe 35 yılını verdiği halde tatminkâr ve gözlemlere uygun düşen bir netice elde edememişti. Einstein&#8217;in gerçekleştiremediği bu teoriyi Profesör Abdüsselâm gerçekleştirdi: İki ayrı tipten etkileşme aynı bir teorik model içerisinde deneylere uygun ve tatminkâr bir şekilde izah ve tasvir edilebiliyordu, zayıf etkileşmeler ile elektromagnetik etkileşmeler aynı bir teorik çatı altında birleştirilebiliyordu. İşte Selâm-Weinberg Teorisi&#8217;nin özü buydu. Abdüsselâm, sadece fizikteki çalışmaları ile değil, idarecilik ve yöneticiliği ile de örnek gösterilecek bir şahsiyettir.</p>
<p>Abdüsselâm, yapmış olduğu bu çalışmalarındaki başarısını İslâma bağlar. Şu ayetin anlamında insanları araştırmaya sevk ve kâinattaki her şeyin kusursuz olduğunu ve bunun neticesinde Allah&#8217;ın varlığını inkârın mümkün olmadığını söyler. &#8220;Rahman&#8217;ın yarattığında kusur göremezsin. Haydi çevir<br />
gözünü: Kusur görecek misin? Sonra tekrar tekrar gözünü çevir. Gözün sana yorgun ve hakir geri dönecektir.&#8221;(Mülk-3)</p>
<p>Abdüsselâm&#8217;a göre, müslümanlar ne zaman bu ayetlerin ışığında çalışmalar yaptılarsa büyük başarılar kazandılar ve sahalarında çığırlar açtılar.<br />
Ancak ne zaman bu rûhtan uzaklaştılar, o zaman ilimde gerilediler. Kur&#8217;an&#8217;ın yaklaşık 1/8&#8242;inin kâinatı incelemeye davet eden ayet-i kerime<br />
bulunduğunu belirtir ve bu ayetlerin müslümanları araştırmaya, tefekküre, akıllarının iyi bir şekilde kullanmaya çağırdığını söyler. Bunun için bütün müslümanları, bu gerçekler ışığında ilme gereken önemi vermelerini ve bugünkü geri kalmış durumlarından kurtulmaları gerektiğini söyler.</p>
<p>Prof. Abdüsselâm, milletlerarası ilmi kuruluşlarda iyi bir yönetici ve etkili bir organizatör olarak da görev yaptı. Bu konudaki en büyük eseri ve 19 yıl kesintisiz olarak direktörlüğünü yürüttüğü Teorik Fizik Merkezi&#8217;nin kurulmasıdır. Yine 1964 yılında, Milletlerarası Atom Enerjisi Ajansı&#8217;nın kurulmasını sağladı. Bu merkezin direktörlüğüne de Prof. Abdüsselâm getirildi. Direktörlüğünü yürüttüğü Teorik Fizik Merkezi kanalıyla çeşitli ülkelerin, özellikle gelişmekte olan ülkelerin fizikçilerine büyük imkânlar sağlamaktadır. Bilhassa Türk fizikçilerine gösterdiği özel ilgi ve imkânlar oldukça geniştir. Türk fizikçiler, yaptıkları 80 civarında orijinal çalışmayla bu desteğe lâyık olduklarını göstermişlerdir.</p>
<p><strong>TEORİK FİZİK MERKEZİ&#8217;NİN KURUCUSU</strong><br />
Profesör Abdüsselâm, milletlerarası ilmi kuruluşlarda tesirli bir organizatör ve idareci olarak da görev yaptı. Bu konuda en büyük eseri hiç şüphesiz Trieste&#8217;deki Teorik Fizik Merkezi&#8217;nin kurulması hususunda oldu. 1960&#8242;ta Milletlerarası Atom Enerjisi Ajansı&#8217;nın Genel Konferansına Pakistan guvernörü olarak katıldı. Bu merkezin kurulması gerektiği fikrini ilk defa ortaya attı ve ilgilileri, dört sene boyunca ikna etmeye çalıştı. 1964&#8242;te de merkezin kurulmasını sağladı. Bu merkez İtalyan hükümetiyle Milletlerarası Atom Enerjisi Ajansı&#8217;nın patronajı altında kuruldu ve direktörlüğüne Prof. Abdüsselâm getirildi.</p>
<p><strong>FAHRİ FEN DOKTORU</strong><br />
Profesör Abdüsselâm, fizik alanında büyük hizmetler yaptı. O fiziği, milletleri yaklaştırıp kaynaştırmada güçlü bir faktör olarak kullanmasını bildi. Türk fizikçilerine de fazlasıyla ilgi gösterdi ve maddi-manevi yardımlarda bulundu. Türk fiziğinin gelişmesine çalıştı. İstanbul Üniversitesi, bu hizmetlerinden dolayı Prof. Abdüsselâm&#8217;a 9 Eylül 1981&#8242;de, Fahri Fen Doktoru payesi verdi.</p>
<p><span style="font-weight:bold;font-style:italic;">kimkimdir.gen.tr</span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/213/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/213/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/213/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/213/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/213/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/213/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/213/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/213/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/213/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/213/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/213/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/213/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=213&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/abdusselam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bp3.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj8_2_Q3FvI/AAAAAAAAAJ4/zRs5kYskwJE/s200/abdusselam.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>İbn-i Heysem</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/ibn-i-heysem/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/ibn-i-heysem/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2007 14:30:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim İnsanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/ibn-i-heysem/</guid>
		<description><![CDATA[Batı dillerinde adı Alhazen olarak geçer. Arap fizikçi, matematikçi ve filozof. 965 Basra&#8217;da doğdu, 1038 ve 1040 arasında Kahire&#8217;de öldü.
Tahsile Basra&#8217;da başladı. Zamanının yüksek din ve fen ilimlerini de burada öğrendi. Tahsilinin bir kısmını tamamladıktan sonra, Bağdat&#8217;a giderek bilhassa; matematik, fizik, mühendislik, astronomi, metalurji gibi fen ilimlerini öğrenip, şöhrete kavuştu. Öğrendiklerini uygulama safhasına koymak için [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=212&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href="http://bp0.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj83LPQ3FuI/AAAAAAAAAJw/IWHiBpz2sNs/s1600-h/180px-Heysem.jpg"><img src="http://bp0.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj83LPQ3FuI/AAAAAAAAAJw/IWHiBpz2sNs/s200/180px-Heysem.jpg" style="float:right;cursor:pointer;margin:0 0 10px 10px;" border="0" /></a>Batı dillerinde adı Alhazen olarak geçer. Arap fizikçi, matematikçi ve filozof. 965 Basra&#8217;da doğdu, 1038 ve 1040 arasında Kahire&#8217;de öldü.</p>
<p>Tahsile Basra&#8217;da başladı. Zamanının yüksek din ve fen ilimlerini de burada öğrendi. Tahsilinin bir kısmını tamamladıktan sonra, Bağdat&#8217;a giderek bilhassa; matematik, fizik, mühendislik, astronomi, metalurji gibi fen ilimlerini öğrenip, şöhrete kavuştu. Öğrendiklerini uygulama safhasına koymak için çok gayret gösterdi. Birçok önemli neticeler ve başarılar elde etti. O zaman cehlin içinde bulunan ve karanlık günler yaşayan Avrupa ile diğer yerlere İslam alemindeki ilim, kültür ve parlak medeniyet ışıklarını sunan binlerce alimden biri de İbn-i Heysem oldu.<span id="more-212"></span></p>
<p>İbn-i Heysem&#8217;in başarıları diğer memleketlerde duyulunca, Mısır&#8217;da hüküm süren Şii-Fatimi Devleti hükümdarlarından El-Hakim kendisini Mısır&#8217;a davet etti. İbn-i Heysem, Mısır&#8217;a gitmeden önce, Nil Nehri ile ilgili bir sulama projesi ve bazı teknik çalışmalarda bulunmuş, Nil nehrinden nasıl istifade edilebileceğini araştırmıştı. Projesini Fatimi Sultanı El-Hakim&#8217;e açıklayınca, sultan projenin gerçekleştirilmesi için ona her türlü yardımı yapacağını bildirdi. İbn-i Heysem, Nil Nehri boyunca ilmi ve teknik incelemelerde bulundu. Yaptığı projelerin başarılı bir şekilde uygulanmasının o günkü şartlarda mümkün olmadığını görünce, hükümdardan af diledi. İbn-i Heysem, El-Hakim&#8217;in kendisi hakkında kanaatlerinin değişmesinden korkarak, gözden ırak bir yere çekilip hükümdardan uzak durmaya karar verdi. Gizlice ilmi çalışmalarını sürdürerek birçok eser yazdı. İlim tarihçilerine göre, İbn-i Heysem&#8217;in hayatının bu dönemi en verimli ve başarılı devri olmuştur. İbn-i Heysem, Birûni ve İbn-i Sina ile çağdaştı.</p>
<p>İbn-i Heysem, çağının bütün ilimlerinde otoriteydi. Fevkalade keskin bir görüş, anlayış, muhakeme ve zekaya sahipti. Aristo ve Batlemyüs&#8217;ün eserlerini inceleyerek hatalarını gösterdi. Bunları özetleyerek Arapçaya tercüme etti. Ayrıca tıp ilminde de derinleşti. Geometriyi mantığa uyguladı. Euclid ve Apollonius&#8217;un geometrik ve sayısal metodlarını geliştirdi ve pratik uygulama alanlarını işaret etti. Geometri ve matematiğin inşaatçılık alanında uygulanmasında katkıda bulundu. Eski medeniyetlerden intikal eden matematik, geometri ve astronomiyi tedkik ederek ilmi tenkitlerini ortaya koydu ve bu sahalarda kendi nazariyelerini geliştirerek ilim alemine sundu. Mesela; Aristo ve Batlemyüs&#8217;e ait olan dünyanın, kainatın merkezi olduğu şeklindeki görüşleri üzerindeki şüphe ve tereddütlerini ifade etti. Dünya merkezli bir kainat sisteminin kesin olmayacağını, uzayda daha başka sistemlerin de bulunabileceğini ve güneş sisteminin mevcut olduğunu söyledi. Nitekim İbn-i Heysem&#8217;den yüzlerce sene sonra önce, İbn-i Şatır ve Batruci sonra Newton ve Kepler, Güneş sistemi nazariyesini kabullenmişler ve yer kürenin bu sistem içinde bulunduğunu söylemişlerdir.</p>
<p><font>Aynanın bulunuşu ve ışık çalışmaları</font></p>
<p>İbn-i Heysem, optikte gölgenin nasıl meydana geldiğine dair bir teori ortaya attı. Fotoğrafın ilk modelini ve karanlık odayı ilk defa o denedi. Gökkuşağının nasıl teşekkül ettiğini ve bunda renklerin meydana gelişini gayet güzel bir şekilde izah etti. Billur küre şeklindeki küçük su taneciklerinden güneş ışığının kırılıp yansıma prensiplerini açıkladı. Özellikle ışığın yansıması konusunda fizik ve optiğe getirdiği yenilikler, altı asır boyunca dünya bilim çevrelerini etkilemiştir.</p>
<p>İlmi incelemeler sonucu gözün görme olayını açıkladı. Euclid ve Batlemyüs&#8217;ten beri herkes görme işini, gözden çıkan ışınların eşyaya ulaşarak, gözün eşyayı algılaması olarak biliyordu. İbn-i Heysem, ilk defa, bunun ilmi olmayıp, yanlış olduğunu savundu ve doğru olan kendi teorisini ortaya koydu. İbn-i Heysem&#8217;e göre görme, eşyadan yansıyan ışınların göze gelmesi ve gözün arka odak noktasında birleşmesi üzerine gözün eşyayı görmesidir.</p>
<p>Işığın kürevi ve parabolik aynalarda yansımasını inceleyerek bu olayı açıklayan İbn-i Heysem, iç bükey aynalar hakkında şöyle demektedir: &#8220;Güneş ışıkları, güneşten doğru yolla yayılırlar ve her parlak cisimden eşit açılarla yansırlar. Yani yansıyan ışık, yansıyan ışık alanı içinde bulunan ve parlak cisme ışığın geldiği noktada teğet olan bir doğru ile gelen ve yansıyan ışın iki eşit açı yapar. Bundan şu netice çıkar: Küresel yüzeye gelen ve yansıyan ışınla, ışık alanı içinde bu noktaya birleşen daire yarıçapıyla iki eşit açı teşkil ederler. Parlak bir cisimden herhangi bir noktaya yansıyan her şua, o nokta üzerinde bir ısı üretir. Eğer bir noktaya birçok şua gönderilse o noktada ısı, şua sayısıyla orantılı olarak artar. Küresel içbükeyliği yarım daireden daha az olan ve ekseni güneş kütlesinde son bulacak şekilde güneşe karşı yerleştirilen her çukur aynada, güneşten aynanın eksenine paralel olarak gelen şualar, ayna yüzeyinden eksene doğru yansırlar ve eksen üzerinde yarıçapı iki eşit parçaya ayırırlar. Eğer küre yüzeyi içindeki bir çemberin çevresinden belli bir yönde gelen şualar, küresel içbükey bir aynanın ekseni üzerindeki bir noktaya doğru yansırlarsa, küre alanındaki başka şualar umûmiyetle oraya doğru yansımazlar&#8230;&#8221;</p>
<p>Özellikle ışığın yansıması konusunda optiğe getirdiği yenilikler, batı bilim dünyasında Alhazen problemi diye meşhûr olmuştur. İbn-i Heysem, ayrıca ışığın şeffaf cisimlerden geçmesi sırasında meydana gelen yansımayı da incelemiştir. İbn-i Heysem bir müddet yer küreyi kuşatan atmosfer tabakasını da inceledi. Atmosfer kalınlığını hesaplamaya çalıştı. Güneş ve Ay&#8217;ın ufka yakınken daha büyük görünmelerinde atmosferin tesiri olduğunu fark etti. Yaptığı rasatlarla astronomik tan&#8217;ın, güneş ufkun tam 19 derece altındayken başladığını veya bittiğini ve güneş ışınlarının bize atmosferik bir kırılma ve dağılma ile ulaştığını açıkladı. Sabahleyin tam karanlıktan aydınlığa geçişin başladığı bu astronomik tan&#8217;a fecr-i sadık denir. İbn-i Heysem, bu anda güneşin irtifaını -19° olarak hesaplamıştır.</p>
<p>Akşam güneş battıktan sonra ufukta sabah vaktindeki gibi bir hadise meydana gelir. Şafak denen kızıllık, turuncu, sarı ve beyaz renklerden sonra yine aynı astronomik tan anında siyahlık çöker. Atmosferin ağırlığı ve yoğunluğu ile bunların maddelerin ağırlığına tesir etmesi arasındaki münasebeti tahlil etti. Havanın yoğunluğunun ışığın kırılması ile doğru orantılı olduğunu ve hava yoğunluğunun yükseklik ile değiştiğini keşfetti.</p>
<p><font>Eserleri</font></p>
<p>İbn-i Heysem&#8217;in yüzü aşkın eserlerinin en meşhur ve geniş muhtevalı olanı <em>Kitab-ül-Menazir&#8217;</em>dir. Eser, yedi bölümden meydana gelmiştir.</p>
<dl>
<dt>Birinci bölümde</dt>
<dd>Görme olayının keyfiyeti, gözün özellikleri, ışık ve özellikleri, ışığın aydınlatmasının nasıl olduğu, göz ile ışık arasına giren nesneler, gözün anatomik yapısı, gözün faydaları;</dd>
<dt>ikinci bölümde</dt>
<dd>Görülebilen şeyler, görülmeyi sağlayan sebepler, görülmenin nasıl olduğu, gözün bu şeyleri birbirinden nasıl ayırd edebildiği;</dd>
<dt>üçüncü bölümde</dt>
<dd>Gözde veya görmede meydana gelen yanılmalar ve bunların sebepleri, gözün yanılmasıyla bilgide meydana gelen yanılmalar, düşünce ve araştırmalarda vaki olacak hatalar;</dd>
<dt>dördüncü bölümde</dt>
<dd>Parlak cisimlerden ışığın yansıması yoluyla gözün bunları görmesi, gözde bunların görüntülerinin meydana gelmesi;</dd>
<dt>beşinci bölümde</dt>
<dd>Görüntülerin, hayallerin yerleri;</dd>
<dt>altıncı bölümde</dt>
<dd>Işıkların eşyadan göze yansıması yoluyla görmede meydana gelebilecek yanlışlık ve hatalar, bunların sebepleri, düzlem aynalarda, küresel tümsek aynalarda, silindirik tümsek aynalarda, konik tümsek aynalarda, küresel çukur aynalarda, silindirik çukur aynalarda ve konik çukur aynalarda ışıkların yansıması ve bütün bunlardan dolayı görmede meydana gelebilecek yanılmaları ve değişik görüntüleri;</dd>
<dt>yedinci bölümde</dt>
<dd>Işınların çeşitli şeffaf cisimlerden geçişi, ışık demetlerinin doğrusal yayılışı, şeffaf cisimlerin içindeki katı cisimlere tesadüf eden ışık hüzmelerinin yani demetlerinin kırılıp yansımaları, kırılma olayının incelenmesi ve nasıl meydana geldiği, bundan meydana gelen hatalı görüntüler veya yanlış görme olayları anlatılmaktadır.</dd>
</dl>
<p>İbn-i Heysem&#8217;in bu meşhur eseri, ortaçağda beş defa Latinceye çevrilmiş olup, bütün Avrupa üniversite ve ilim merkezlerinde tanınan tek müracaat eseri durumundaydı. Eser, 1572 senesinde Risner tarafından <em>Opticae Thesaurus Alhazeni Arabis Libri</em> ismiyle Latinceye çevrilerek İspanya&#8217;nın Bale şehrinde bastırılmıştır. Kemaleddin Farisi isimli bir Müslüman fen alimi bu eseri açıklayarak genişletmiş ve <em>Tenkih-ül-Menazir</em> adını vermiştir. Kitab-ül-Menazir, 1948 senesinde Kemaleddin Farisi&#8217;nin yaptığı şerhle beraber Hindistan&#8217;ın Haydarabad şehrinde basılmıştır.</p>
<dl>
<dt>İbn-i Heysem&#8217;in yazdığı diğer eserlerden bazıları şunlardır</dt>
</dl>
<ol>
<li>Kitab-ül-Cami&#8217; fi Usûl-il-Hisab: Matematiğin esasları ve metodolojisi ile ilgili bu eserinde, matematik, geometri, cebir, geometrik analiz gibi temel konuları izah etmiş, örnek çözümler ortaya koymuştur.</li>
<li>El-Muhtasar fi İlm-il-Hendese: Euclid geometrisinin tedkik ve tenkidine dairdir.</li>
<li>Kitabun fihi Rüdûd alel-Felasifet-il-Yunaniyye ve Ulema-il-Kelam: Eski Yunan filozoflarına ve onlara uyan bazı kelam alimlerine reddiye olarak yazılmıştır.</li>
<li>Kitab-ül-Ezlal: Ay ve güneş tutulmaları hakkındadır.</li>
<li>Risaletün fi Keyfiyet-ül-Ezlal: Gölgenin meydana gelmesi incelenmiştir. Eser, 1907 senesinde Almancaya çevrilerek bastırılmıştır.</li>
<li>Kitabun fi İlm-il-Hendese vel-Hisab; Matematik-geometri ile ilgilidir.</li>
<li>Kitabun fil-Cebri vel-Mukabele.</li>
<li>Makaletün fi İstihracı Semt-il-Kıble fi Cami-il-Meskûneti Bicedavilin: Bütün dünyanın o zamanki yerleşim merkezlerinde kıblenin nasıl bulunacağının hesaplanması ve bunların cetvelleri ile ilgilidir.</li>
<li>Risaletün fi Şerhi İtticah-il-Kıble: Kıblenin bulunması hakkındadır.</li>
<li>Kitabun fi Hayat-il-alem: Kainatın düzeni ve sistemi hakkındadır. Eser, İspanyolca, Latince ve İbraniceye çevrilmiştir.</li>
<li>Kitabu Hey&#8217;et-il-alem,</li>
<li>Risaletün amil-il-Ayni vel-İbsar: Gözün yapısı ve görme olayının incelenmesi hakkındadır.</li>
<li>Şerh-ü Mecisti ve Telhisihi,</li>
<li>Kitabün fi aletiz-Zıl,</li>
<li>Kitab-ut-Tahlili vet-Terkib-il-Hendesiyyin.</li>
</ol>
<p>Bu eserlerinden başka, Mutezile fırkasına, mantıkçılara ve diğer fen ve ilim erbabına cevaben birçok reddiyeler ile kendisine sorulan fen sorularına verdiği cevapları bildiren risaleleri de vardır. İbn-i Heysem&#8217;in fizik, astronomi, güneş ve ay sistemleriyle ilgili o kadar çok eseri vardır ki, bunların bir kısmından bastırılarak hazırlanan kitaplar Hıristiyan ve Yahudi aleminde ders kitabı olarak okutulmuştur. Muhtelif ilim dallarında ortaya koyduğu terimler bugün hala kullanılmaktadır. Astronomideki modern başarıların kaynağı, İbn-i Heysem&#8217;in parlak görüş ve teorilerinden kaynaklanmaktadır. Apollo ile Ay&#8217;a inen ilk astronotlar, orada gördükleri muhteşem kraterlere önemli adlar verirken, bir tanesini de İbn-i Heysem olarak isimlendirdiler.</p>
<p><span style="font-style:italic;font-weight:bold;">Vikipedia</span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/212/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/212/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/212/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/212/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/212/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/212/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/212/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/212/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/212/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/212/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/212/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/212/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=212&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/05/07/ibn-i-heysem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bp0.blogger.com/_SF85yN6hCs4/Rj83LPQ3FuI/AAAAAAAAAJw/IWHiBpz2sNs/s200/180px-Heysem.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Marie Curie</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/03/29/marie-curie/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/03/29/marie-curie/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2007 14:30:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[Mucitler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/03/29/marie-curie/</guid>
		<description><![CDATA[
Marie Curie (Asıl adı Maria Skłodowska. Madam Curie olarak da bilinir.)
(7 Kasım 1867 – 4 Temmuz 1934)
Polonya asıllı Fransız fizikçi. 1903 Nobel Fizik ödülü, 1911 Nobel Kimya ödülü sahibi bilim kadını. Radyoloji biliminin kurucusu.
Polonya&#8217;nın Varşova kentinde doğan Marie Curie (doğduğunda adı Maria Skłodowska), ablası Brenya ile birlikte öğretmen anne-babanın eğitimi ile yetişti. Gençlik yıllarında Varşova, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=211&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img STYLE="220px" HEIGHT="220" WIDTH="180" ALIGN="right" SRC="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/e/e8/Marie-noble-portrait-600.jpg/180px-Marie-noble-portrait-600.jpg" /></p>
<p>Marie Curie (Asıl adı Maria Skłodowska. Madam Curie olarak da bilinir.)</p>
<p>(7 Kasım 1867 – 4 Temmuz 1934)</p>
<p>Polonya asıllı Fransız fizikçi. 1903 Nobel Fizik ödülü, 1911 Nobel Kimya ödülü sahibi bilim kadını. Radyoloji biliminin kurucusu.<span id="more-211"></span></p>
<p>Polonya&#8217;nın Varşova kentinde doğan Marie Curie (doğduğunda adı Maria Skłodowska), ablası Brenya ile birlikte öğretmen anne-babanın eğitimi ile yetişti. Gençlik yıllarında Varşova, Rus yönetimi altındaydı. Siyasi aktifliği, Varşova&#8217;dan ayrılmasını gerektirdi. İlk olarak Cracow&#8217;a giden Maria orada istediği bilimsel eğitimi alamayacağını gördü. Ailesinin parasal desteğinin az olması sebebiyle Paris Sorbonne&#8217;da tıp eğitimi alan ablası Brenya&#8217;ya eğitiminde yardım etmeye karar verdi. Ablası da karşılığında matematik ve fizik eğitimi alması için yardım edecekti.</p>
<p>1891 yılında Paris&#8217;e ablasının yanına gitti. Küçük bir tavan arasında kötü koşullarda yaşayarak eğitimine sürdürdü. İki yılda sınıfının birincisi olarak fizik derecesi aldı. 1894 yılında ikinci derecesi olan matematiği de bitirdi. Bir sonraki hedefi ise öğretmenlik diploması alıp Varşova&#8217;ya dönmekti.</p>
<p>1894 yılında, kardeşi Jacques ile piezoelektriği keşfeden Pierre Curie ile tanıştı. 35 yaşındaki Pierre Curie, Endüstriyel Fizik ve Kimya Okulu laboratuvarının başkanıydı. Maria ve Pierre, ortak bilimsel ilgilerinin de katkısıyla birbirlerine bağlanıp, Temmuz 1895&#8242;te evlendiler. Bu tarihten itibaren Maria Skłodowska yerine Marie Curie adını aldı.</p>
<p>1896 yılında öğretmenlik diplomasını aldıktan sonra 1897&#8242;de, daha önce Henri Becquerel (okunuşu: Bekerel)&#8217;in duyurduğu, uranyum tuzlarının yaydığı, sonraları radyoaktivite olarak adlandırılacak ışın üzerine detaylı araştırmalara başladı. Fakat Eylül 1897&#8242;de ilk kızı Irene&#8217;in dünyaya gelmesi, çalışmalarına ara vermesine sebep oldu.</p>
<p>1898 başlarında çalışmalarına hız veren Marie toryumun da bu ışınları yaydığını farketti. Bu noktada eşi Pierre de kendi çalışmalarını bırakarak Marie&#8217;ye yardım etmeye başladı.</p>
<p>Bu arada Becquerel, iki farklı uranyum mineralinin daha aktif olduğunu keşfetti. Mineralleri çeşitli kimyasal işlemlerden geçirdikten sonra polonyum ve radyum elementlerini elde etti. Temmuz 1898&#8242;de Curie&#8217;ler yeni radyoaktif bir element olan ve uranyumun radyoaktif bozunmasından ortaya çıkan polonyumu bulduklarını duyurdular. (İsmini Marie&#8217;nin vatanı Polonya&#8217;dan esinlenerek koydular). Eylül 1898&#8242;de Fransız kimyacı Eugene Demarçay&#8217;ın spektroskopi yöntemi ile tanımlanmasına yardım ettiği, doğal radyoaktif element radyumu duyurdular.</p>
<p>Marie, 1903 yılında doktorasını vererek Fransa&#8217;da gelişmiş bilim alanında doktora unvanı alan ilk kadın oldu. Aynı yıl kocası ve Becquerel ile paylaştığı Nobel Fizik Ödülü&#8217;nü alarak, tarihte Nobel Ödülü alan ilk kadın oldu.</p>
<p>1904 yılında eşi Pierre Sorbonne&#8217;da öğretmenliğe başladı. Marie de Sevr&#8217;deki bir kızlar okulunda fizik öğretmenliği yapmaya başladı. Aynı yılın sonlarına doğru ikinci kızları Eve doğdu. O sıralar Marie ve Pierre,radyasyondan kaynaklanan rahatsızlıklar geçirmeye başladılar. Radyumun dokuya verdiği zarar, araştırmacılar tarafından kabul edilmeye başlanmıştı. Aynı zamanda, radyumun etkisinin kötü dokulara uygulanarak tedavide kullanılabileceği fikri de doğmaya başlamıştı. Amerikalı mucit Alexander Graham Bell, kanserin tedavisi için tümöre radyum verilmesini önermişti.</p>
<p>19 Nisan 1906&#8242;da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü. İki çocuğu ile dul kalan Marie, kocasının Sorbonne&#8217;daki öğretmenlik görevini sürdürdü ve 1908&#8242;de Sorbonne&#8217;daki ilk kadın profesör oldu.</p>
<p>Curie ve Poincare 1911&#8242;de Solvay konferansı sırasında</p>
<p>Curie ve Poincare 1911&#8242;de Solvay konferansı sırasında</p>
<p>1911 yılında radyum ve polonyumun keşfi ve araştırılmasındaki rolünden ötürü Nobel Kimya Ödülü&#8217;ne layık görüldü. Böylece tarihte iki Nobel ödülüne sahip ilk kişi oldu. Yaptığı çalışma bir elementin radyoaktif işlemlerden sonra başka bir elemente dönüşebileceğini gösteriyordu. Bu kimya alanında yepyeni bir sayfaydı.</p>
<p>Bu başarılarının yanı sıra kişisel saldırılara maruz kaldı. İlk olarak tümü erkeklerden oluşan Fransız Bilim Akademisi bir oyla üyeliğini reddetti. Ardından, Paul Langevin ile arasında aşk ilişkisi olduğuna dair dedikodular yayılmaya başladı. Evli ve Pierre Curie&#8217;nin yakın dostu olan Paul Langevin ile Marie arasındaki bu dedikodu gazetelere Langevin skandalı olarak yansıdı ve Marie&#8217;nin ikinci Nobel Ödülünü alması bile arka plana atıldı. Langevin gazetenin baş editörünü halkın önünde yapılacak düelloya davet etti. Editörün silahını çekmemesi ile o zamanın anlayışıyla gülünçleşen olay, konunun kapanmasını sağladı.</p>
<p>Marie Curie, Aralık 1911&#8242;de Nobel ödülünü almak için Stockholm&#8217;e gitti. Buradaki konuşmasında, Pierre Curie&#8217;nin yardımlarını küçümsemediğini de belirterek, radyoaktivitenin atomun bir özelliği olduğu hipotezinin kendi çalışması olduğunu duyurdu. Fransa&#8217;ya geri dönen Marie Curie, çalkantılı geçen yılın etkisi ile depresyona girdi.</p>
<p>1914 yılında Paris Üniversitesi&#8217;nde Radyum Enstitüsü kuruldu ve Marie Curie ilk müdür olarak atandı. Hayatı boyunca radyumun tıptaki önemine dikkat çekti. I. Dünya Savaşı sırasında kızı Irene ile birlikte, genç kadınlara x ışını teknolojisini öğretti. Ayrıca fizik tedavi uzmanlarına savaş ortamında radyoloji ekipmanını nasıl kullanacaklarını gösterdiler. Bu esnada yüksek dozda radyokaktif ışına maruz kaldılar.</p>
<p>1920&#8242;li yıllarda bilime katkısını sürdürdü. Varşova&#8217;daki Radyum Enstitüsü&#8217;nün kurulmasında önemli rol oynadı. Başkan Herber Hoover&#8217;ın kendisine verdiği 50.000 dolar ödülle Varşova&#8217;da yeni kurulan laboratuvara radyum aldı.</p>
<p>1934 yılında Fransa&#8217;nın Savoy kentinde kan kanserinden öldü. Hastalığı, aşırı dozda radyasyona maruz kalmasına bağlandı. Bu yüzden ona &#8220;bilim için ölen kadın.&#8221; denildi. Radyokaktivite çalışmalarından dolayı, radyokativite birimine &#8220;curie&#8221; denilmektedir.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/211/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/211/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/211/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/211/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/211/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/211/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/211/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/211/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/211/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/211/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/211/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/211/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=211&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/03/29/marie-curie/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Nintendo Wii&#8217;den satış rekoru</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/nintendo-wiiden-satis-rekoru/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/nintendo-wiiden-satis-rekoru/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2007 13:38:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketlerden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/nintendo-wiiden-satis-rekoru/</guid>
		<description><![CDATA[Nintendo&#8217;nun yeni nesil oyun konsolu Wii, Avrupa&#8217;da satışa sunulmasının ardından ilk iki gün içerisinde satış rekoru kırdı. 
Yeni nesil oyun konsolları piyasasında Xbox 360 ve Playstation 3 ile rekabet eden Nintendo Wii, 8 Aralık&#8217;tan itibaren Avrupa&#8217;da da satılmaya başlandı. Wii&#8217;nin ilk iki günlük Avrupa satış rakamları 325 bin olarak açıklandı. Amerika&#8217;da satışa sunulduktan sonraki 9 [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=210&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/BE4FCEC641513763E64CD823b.jpg"><img src="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/BE4FCEC641513763E64CD823b.jpg" style="float:left;cursor:pointer;width:200px;margin:0 10px 10px 0;" border="0" /></a><span style="font-weight:bold;">Nintendo&#8217;nun yeni nesil oyun konsolu Wii, Avrupa&#8217;da satışa sunulmasının ardından ilk iki gün içerisinde satış rekoru kırdı.</span><span id="more-210"></span><span style="font-weight:bold;"> </span><br />
Yeni nesil oyun konsolları piyasasında Xbox 360 ve Playstation 3 ile rekabet eden Nintendo Wii, 8 Aralık&#8217;tan itibaren Avrupa&#8217;da da satılmaya başlandı. Wii&#8217;nin ilk iki günlük Avrupa satış rakamları 325 bin olarak açıklandı. Amerika&#8217;da satışa sunulduktan sonraki 9 gün içerisinde 600 bin adet satan Wii&#8217;nin oyun konsolu sektöründe, satış rakamları bakımından en başarılı çıkışı yaptığı açıklandı. Rakamların her iki saniyede, bir adet Wii satışına denk geldiği belirtilirken Wii&#8217;nin Türkiye&#8217;de de satışa sunulduğu ve 200 değişik satış noktasındaki stokların tükendiği söylendi. Nintendo Wii&#8217;nin Türkiye satış fiyatı ise 799 YTL.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/210/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/210/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/210/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=210&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/nintendo-wiiden-satis-rekoru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/BE4FCEC641513763E64CD823b.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>AMD&#8217;nin Quad-Core cevabı gecikmedi</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/amdnin-quad-core-cevabi-gecikmedi/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/amdnin-quad-core-cevabi-gecikmedi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2007 13:34:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketlerden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/amdnin-quad-core-cevabi-gecikmedi/</guid>
		<description><![CDATA[Intel&#8217;in quad-core çiplerini tanıtmasının ardından AMD de QUAD FX platformunu tanıttı. 
Athlon 64 FX-70 işlemciler üzerine kurulu Quad FX platformu, AMD&#8217;nin Intel quad-core çiplere verdiği ilk reaksiyon olarak yorumlandı. Dual Socket Direct Connect (DSDC) mimarisi ile çalışan Quad FX&#8217;in, çok sayıda uygulamayı ve oyunu aynı anda kullananlar (megataskers) için geliştirilen bir platform olduğu belirtildi.
Intel&#8217;in dört [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=209&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/F5E97DCF47072BB0D642F874b.jpg"><img src="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/F5E97DCF47072BB0D642F874b.jpg" style="float:left;cursor:pointer;width:200px;margin:0 10px 10px 0;" border="0" /></a><span style="font-weight:bold;">Intel&#8217;in quad-core çiplerini tanıtmasının ardından AMD de QUAD FX platformunu tanıttı. </span></p>
<p>Athlon 64 FX-70 işlemciler üzerine kurulu Quad FX platformu, AMD&#8217;nin Intel quad-core çiplere verdiği ilk reaksiyon olarak yorumlandı. Dual Socket Direct Connect (DSDC) mimarisi ile çalışan Quad FX&#8217;in, çok sayıda uygulamayı ve oyunu aynı anda kullananlar (megataskers) için geliştirilen bir platform olduğu belirtildi.<span id="more-209"></span><br />
Intel&#8217;in dört çekirdekli, tek sokette çalışan QX6700 çipine karşılık, AMD&#8217;nin Quad FX&#8217;i birbirine bağlı çalışan iki soket kullanıyor. Quad FX&#8217;ler Windows Vista&#8217;ya uygun olarak tasarlandı. Bununla beraber, çift soket üzerinden çalışan platformun dört çekirdek avantajını kullanabilmesi için Vista Ultimate, Enterprise veya Business versiyonlarından birinin kurulu olması gerekiyor. AMD, Home Basic ve Home Premium ile de çalışabildiğini ancak ikinci işlemcinin tanınamayacağını söyledi.</p>
<p>Quad FX işlemci çiftlerinin fiyatları; Athlon 64 FX-70 için 599$, FX-72 için 799$ ve FX-74 için 999$ olarak belirlendi.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/209/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/209/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/209/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/209/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/209/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/209/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/209/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/209/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/209/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/209/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/209/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/209/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=209&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/amdnin-quad-core-cevabi-gecikmedi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/F5E97DCF47072BB0D642F874b.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>USRobotics&#8217;den dört yeni net switch</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/usroboticsden-dort-yeni-net-switch/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/usroboticsden-dort-yeni-net-switch/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2007 13:29:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketlerden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/usroboticsden-dort-yeni-net-switch/</guid>
		<description><![CDATA[
Dubai&#8217;de düzenlenen GITEX 2006 Fuarı&#8217;nda USRobotics yeni ürünlerini tanıttı.
USRobotics, Dubai&#8217;de gerçekleşen GITEX 2006&#8242;da Courier Business ürün grubuna eklenen dört yeni net switch&#8217;i tanıttı. USR997716 16 Portlu Gigabit Smart Switch, USR997724 24 Portlu Gigabit Smart Switch, USR997748 48 Portlu Gigabit Smart Switch ve USR997624 24 Portlu 10/100 PoE 2-Port Gigabit Smart Switch adı verilen anahtarların KOBİ&#8217;ler [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=208&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img src="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/DE72A0AD3A003A9F4ED974BFb.jpg" /></p>
<p><strong>Dubai&#8217;de düzenlenen GITEX 2006 Fuarı&#8217;nda USRobotics yeni ürünlerini tanıttı.</strong><span id="more-208"></span></p>
<p>USRobotics, Dubai&#8217;de gerçekleşen GITEX 2006&#8242;da Courier Business ürün grubuna eklenen dört yeni net switch&#8217;i tanıttı. USR997716 16 Portlu Gigabit Smart Switch, USR997724 24 Portlu Gigabit Smart Switch, USR997748 48 Portlu Gigabit Smart Switch ve USR997624 24 Portlu 10/100 PoE 2-Port Gigabit Smart Switch adı verilen anahtarların KOBİ&#8217;ler için uygun olacağı belirtildi.</p>
<p>Switch&#8217;lerin yanısıra bir erişim noktası ve bir de güvenlik duvarı cihazı tanıtıldı. USR805453 Profesyonel Erişim Noktası sahip olduğu yönetim ve güvenlik özellikleri sayesinde küçük ve orta büyüklükteki işletmelere hitap eden güçlü bir kablosuz bağlantı çözümü olarak sunuldu. USR808200 Güvenlik Duvarı/VPN/NAS cihazının ise SPI temelli bir güvenlik duvarı olduğu belirtildi. USR808200; dahili dosya, FTP ve baskı sunucusu özelliklerinin yanı sıra USB 2.0 ve FireWire portu sayesinde hem veri depolama, hem de ağ üzerinden baskı konularında işletmelere yardımcı oluyor.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/208/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/208/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/208/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=208&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/usroboticsden-dort-yeni-net-switch/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/DE72A0AD3A003A9F4ED974BFb.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Fujitsu, veri depolama limitlerini zorluyor</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/fujitsu-veri-depolama-limitlerini-zorluyor/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/fujitsu-veri-depolama-limitlerini-zorluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2007 13:28:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketlerden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/fujitsu-veri-depolama-limitlerini-zorluyor/</guid>
		<description><![CDATA[
Fujitsu, dikey kayıt teknolojisi ile çalışan, 300GB&#8217;lık ikinci nesil dizüstü bilgisayar sabit disklerini tanıttı.
Dikey kayıt teknolojisi ile veri depolama sınırları her geçen gün biraz daha zorlanmaya devam ediyor. 2006 yılı içerisinde 200 ve 250 GB&#8217;lık dizüstü sabit disk modellerini tanıtan firmalar, bu kadarıyla yetinmeyecek gibi görünüyor.
Fujitsu, dikey kayıt teknolojisi ile geliştirilen 250 ve 300 GB&#8217;lık [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=207&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img src="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/7C36636766FC5FCDB4EC7AD2b.jpg" /></p>
<p><strong>Fujitsu, dikey kayıt teknolojisi ile çalışan, 300GB&#8217;lık ikinci nesil dizüstü bilgisayar sabit disklerini tanıttı.</strong><span id="more-207"></span></p>
<p>Dikey kayıt teknolojisi ile veri depolama sınırları her geçen gün biraz daha zorlanmaya devam ediyor. 2006 yılı içerisinde 200 ve 250 GB&#8217;lık dizüstü sabit disk modellerini tanıtan firmalar, bu kadarıyla yetinmeyecek gibi görünüyor.</p>
<p>Fujitsu, dikey kayıt teknolojisi ile geliştirilen 250 ve 300 GB&#8217;lık iki adet 2.5 inç sabit disk modelini tanıttı. MHX2300BT serisi olarak adlandırılan cihazlar 4200RPM&#8217;de, düşük enerji tüketimi ile çalışıyor. Fujitsu, yeni sabit disk modellerinin sessize yakın çalıştığını söylüyor. Fujitsu Başkan Yardımcısı Joel Hagberg, gelişmelerin diğer sabit disk üreticileri için de bir dönüm noktası olacağını, yeni modellerinin 2007 yılının ilk çeyreğinde çıkacağını söyledi.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/207/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/207/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/207/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=207&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/fujitsu-veri-depolama-limitlerini-zorluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.pcmag.com.tr/2500/resimler/7/im/7C36636766FC5FCDB4EC7AD2b.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>ASUS R2H Ultra-Mobile PC</title>
		<link>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/asus-r2h-ultra-mobile-pc/</link>
		<comments>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/asus-r2h-ultra-mobile-pc/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2007 13:19:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Ercan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/asus-r2h-ultra-mobile-pc/</guid>
		<description><![CDATA[El yazısı desteğiyle 7-inç dokunmatik LCD ekrana sahip R2H, Sony Vaio UX serisini görenlere yabancı gelmeyecek. Yüksek çözünürlükte webcam, GPS, parmakizi tanıması gibi özellikleriyle hepsi bir arada türünden mobil bir cihaz. İlk olarak CeBIT 2006, Hannover Almanya&#8217;da sergilenen cihaz Play Station Portable ebatlarında. SD/MMC kart yuvası ile kapasite arttırılabiliyor.
Ürün hem donanımsal hem de yazılımsal özellikleriyle [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=205&subd=thaber&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span class="mesajIcerikBuyuk">El yazısı desteğiyle 7-inç dokunmatik LCD ekrana sahip R2H, Sony Vaio UX serisini görenlere yabancı gelmeyecek. Yüksek çözünürlükte webcam, GPS, parmakizi tanıması gibi özellikleriyle hepsi bir arada türünden mobil bir cihaz. İlk olarak CeBIT 2006, Hannover Almanya&#8217;da sergilenen cihaz Play Station Portable ebatlarında. SD/MMC kart yuvası ile kapasite arttırılabiliyor.</span><span id="more-205"></span></p>
<p>Ürün hem donanımsal hem de yazılımsal özellikleriyle R2H sunduğu parmakizi tanıma özelliğiyle bilgi güvenliğini üst seviyeye taşımış. Elektronik resmetme mekanizması parmağınızdan aldığı bilgiyi saklıyor.ASUS Security Protect Management (ASPM) hem cihazı hemde network erişimini korumaya alıyor. Değişik güvenlik seviyeleri ayarlayıp giriş yapanların bunları aşmasını isteyebilir veya Single Sign On (SSO) özelliğiyle bir kere giriş yapıp güvenlik seviyeleriyle hiç uğraşmadan kimlik tespitini geçebiliyorsunuz.</p>
<p>Windows XP Tablet PC Edition kullanan R2H, dokunmatik fonksiyonları kullanmanız için yazılımı da içeriyor. Ön-panelin her iki yanında bulunan kontrol tuşları büyük kolaylık sağlıyor. Fare, kaydırma tuşları, ön-tanımlı sık kullanım tuşları mevcut.</p>
<p>Bluetooth 2.0 EDR ( Enhanced Data Rate), WLAN 802.11 a/b/g ve yüksek-çözünürlüklü webcam yüksek hızlı bağlantı ile kablosuz video iletişimini mümkün kılıyor. Birleşik GPS anteni katlanabilir yapıda ve kullanılmadığı zaman saklanabiliyor.</p>
<p><strong>Özellikler:<br />
</strong><br />
• Intel Celeron M ULV İşlemci (900MHz)<br />
• Genuine Windows XP Tablet PC Edition<br />
• 256MB, DDRII 533 Hafıza, 1x SoDimm soket ile 768MB&#8217;a kadar DDRII 667 DRAM desteğiyle bellek arttırımı<br />
• 7&#8243; WXGA dokunmatik ekran LCD, ASUS Splendid Video Intelligent Engine<br />
• 1.3 Megapiksel Kamera<br />
• PATA 1.8&#8243; HDD 4200PRM 20/30/40/60 GB<br />
• Bluetooth V2.0 + EDR, 3x USB, 1x SD kart Okuyucu, 1x GPS, 1x Parmakizi Okuyucu<br />
• USB ve Eternet bağlantı girişleri<br />
• Boyutlar ve Ağırlık: 23.4 x 13.3 x 2.8cm, 830g</p>
<p><strong>Kaynak: <span class="mesajtm">teknomag.com</span></strong></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/thaber.wordpress.com/205/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/thaber.wordpress.com/205/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thaber.wordpress.com/205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thaber.wordpress.com/205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thaber.wordpress.com/205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thaber.wordpress.com/205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thaber.wordpress.com/205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thaber.wordpress.com/205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thaber.wordpress.com/205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thaber.wordpress.com/205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thaber.wordpress.com/205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thaber.wordpress.com/205/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thaber.wordpress.com&blog=811867&post=205&subd=thaber&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thaber.wordpress.com/2007/03/24/asus-r2h-ultra-mobile-pc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c5dff1fa434c9b3fd50bed2a93560b40?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yunus91</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>