Nokia Yeni Ürünlerini Tanıttı

30 04 2006

Nokia, yeni model cep telefonlarını Berlin’de düzenlediği Open Studio etkinliğinde tanıttı.

Bu yeniliklerle Nokia, İnternet’i mobilleştirme konusundaki ciddiyetini bir kez daha kanıtladı. Yüksek kaliteli video ve fotoğraf çekimi, üstün ses performansı, yüksek hızlı İnternet kullanımı ve diğer pek çok özelliğiyle Nokia Nseries’in her modeli, benzersiz çoklu ortam deneyimleri sunuyor.

Nokia Nseries, mobil dünyanın en hızlı büyüyen ürün kategorisinin temel örneklerinden biri. Nokia, çok işlevli cihaz pazarının 2006’da 100 milyon adede kadar büyüyeceğini ve 2008’de de 250 milyonu aşacağını düşünüyor.

Nokia yetkilileri pazar konusunda da şunları söylediler: “Nokia Nseries’i geçtiğimiz yıl, hızla gelişen bu pazara hitap etmek üzere yarattık ve 1 yıl içinde yaklaşık 5 milyon Nokia Nseries multimedya bilgisayarı sattık. Açıkça görülüyor ki insanlar, tüm dijital içeriklere her an, her yerden ve uygun fiyatlarla ulaşmalarını sağlayacak cihazlar istiyorlar.”

Nokia yetkilileri Open Studio’da ayrıca, Carl Zeiss, Adobe ve bir Yahoo! Şirketi olan Flickr ile yeni işbirlikleri başlattıklarını da açıkladılar.

Anında video kayıt konusunda en yeni teknolojiyle donatılan Nokia N93, telefon ve zengin İnternet fonksiyonlarını bir araya getiren benzersiz bir dijital görüntü kayıt cihazı. N93, 3,2 mega piksel kamerası, Carl Zeiss merceği, saniyede 30 kare çekebilen DVD özelliğindeki video kayıt fonksiyonu ve 3x optik zumuyla kusursuz kayıt sağlıyor.

Kompakt ve çarpıcı dış görünüşünün ardında etkileyici bir çoklu ortam dünyasını barındıran Nokia N73’te son derece gelişmiş kamera özellikleri ve entegre 3D stereo hoparlör bulunuyor.

N73, standart Nseries çoklu ortam deneyimlerinin yanı sıra, Carl Zeiss mercekli ve otofokuslu 3,2 mega piksel kamera içeriyor ve Flickr.com gibi fotoğraf paylaşımı odaklı İnternet topluluklarını destekliyor. Bu özelliklerin tamamı, bütün dijital kameralarla boy ölçüşebilecek kalitede sunuluyor.

İnci pembesi ve parlak siyah renk seçenekleriyle tasarlanan Nokia N72, yüksek performanslı çoklu ortam uygulamalarıyla mobil iletişime yeni bir boyut katıyor. N72, performansa olduğu kadar tarza da önem veren kullanıcılar için şıklık ile çok yönlülüğü bir arada sunuyor. 2 mega piksel kamerasıyla kaliteli fotoğraf çekimi sağlayan Nokia N72’nin özellikleri arasında ayrıca entegre dijital müzik çalar, özel fotoğraf ve müzik tuşları, FM radyo ve Visual Radio desteği bulunuyor (bunun için operatör desteği gerekiyor).

Symbian işletim sistemi üzerinde S60 3rd Edition yazılım ile kullanılan Nokia N93, Nokia N73 ve Nokia N72’nin 2006 yazında piyasaya çıkması bekleniyor.
(Hürriyetim)





Yapay Sinek Gözünden `Alıcı`

30 04 2006
ABD`li bilim adamları, sinek ve kızböceklerinin gözlerinden esinlenerek yapay petek göz geliştirdi.

Araştırmada geliştirilen gözler, bugüne kadar tahmin edilenden çok daha yüksek kapasiteli kamera veya kimyasal alıcı olarak kullanılabilecek.

ABD`nin California eyaletindeki Berkeley Üniversitesi`nde yapılan araştırma, Amerikan Science Dergisi`nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Araştırmayı yöneten Profesör Luke Lee, yapay gözlerin, çok yüksek hızlı güvenlik kameraları, çevre korumada kimyasal alıcı veya endoskopi ya da cerrahi müdahaleler gibi tıbbi alanlarda kullanılabileceğini söyledi.

Berkeley bilim adamları, bu araştırmalarında, ışığı çoklu kanallardan yönelten binlerce mikro-mercekten oluşan yarımküre biçiminde ve üç boyutlu ilk optik sistemleri geliştirdiler.
(CnnTürk)





Gücün Zerafetle Buluşması

30 04 2006
İster hoparlör, ister ses kartı, isterse MP3 çalar olsun, ses sistemleri denince akla gelen ilk firma olan dünyaca ünlü Creative, eşsiz I-Trigue serisi hoparlörlerine bir yenisini daha ekledi.

Farklı tasarımı, estetiği ve üstün gerçekçilikteki sesiyle hayranlık uyandıran I-Trigue serisinin yeni üyesi olan I-Trigue 3800, gücünün yanısıra estetik görünümünden de ödün vermiyor.

Çekici aliminyum tasarımını 48W’lık gücüyle tamamlayan I-Trigue L3800, doğru ve gerçekçi sesler için kullanılan NeoTitanyum mikro sürücülerine özel Bi-Amplifikatör kullanıyor. Bu amplifikatör sayesinde oyunlarda, müziklerde ve filmlerde gerçekçi ve net ses kalitesinin yanı sıra tok bas seslerinide tadına varacaksınız. Ayrıca tüm hoparlörlerin, manyetik korumalı olması, ürünün rahatlıkla TV ve monitör gibi cihazların yanında kullanılabilmesine imkan tanıyor.

I-Trigue L3800’ün en büyük artılarından biri de Creative’in ilk uzaktan kumandalı 2.1 hoparlör sistemi olması. İsterseniz kablolu isterseniz kablosuz uzaktan kumandasıyla I-Trigue L3800’ün tüm kontrolleri parmaklarınızın ucunda…

I-Trigue L3800, yalnızca bilgisayarı için değil, oturma odasındaki DVD oynatıcısı için de kaliteli, şık ve güçlü bir hoparlör sistemi arayanlar için mükemmel bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıntılı bilgi için : tr.creative.com
(CHIP)





Tekerlekli Sandalye Yerine Robot

30 04 2006

Japon araştırmacılar, basın toplantısıyla tanıttıkları bir insanı taşıyabilecek iki ayaklı yürüyen prototip robotla, tekerlekli sandalyeye mahkum fiziksel özürlülerin yüzünü güldürmeye hazırlanıyor.

`WL-16` kod adlı prototip robot, Tokyo`nun saygın üniversitelerinden Waseda`nın mühendislik bölümü ile merkezi ülkenin güneyinde bulunan Kita Kyuşu kentindeki robot yapımcısı `tmsuk` arasındaki ortak proje kapsamında iki yılda geliştirildi.

Pille çalışan robot, azami 60 kilogram ağırlığında bir kişiyi taşıma kapasitesine sahip. Yassı plakalardan oluşan ayaklar üzerindeki iki teleskobik direk üzerine yerleştirilen alüminyum sandalyeden oluşan prototip, bir kişiyi taşırken öne, arkaya ve yanlara hareket edebiliyor.

Prototipi geliştiren Waseda üniversitesi mühendislik bölümünden profesör Atsuo Takanişi, düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi:

İki yıl daha çalışılmalı `Tekerlekli sandalyeden ziyade iki ayaklı yürüyen sandalye demeyi tercih ettiğim bu iki ayaklı robotun, fiziksel özürlülerin merdivenleri inip çıkmasına yardımcı olacağına inanıyorum.`

Robot yapımcısı `tmsuk` başkanı Yoiçi Takamoto da basın toplantısında, prototipin üzerinde en az iki yıl daha çalışılması gerektiğini vurguladı.
(E-Kolay)





`Kodları Açmak Kolaycılık Getirir`

30 04 2006


Microsoft, Lüksemburg’ta açtığı temyiz davasında, AB Rekabet Komisyonu’nun verdiği yazılım kodlarının açılması cezasının ticari mantığa uymadığını savundu.

AB Rekabet Komisyonu’nun kendisine verdiği ‘tekel konumu suistimal’ cezasını AB Temyiz Mahkemesi’ne götüren Microsoft, bugün ve yarın kendi savunmasını veriyor. Microsoft’un savunması anahatlarıyla, kendi geliştirdiği yazılımların kodlarının rakiplerine açılmasının, rakipleri için ‘bedavacılık’ ve ‘kolaycılık’ olacağı tezine dayanıyor. Microsoft, kodların geliştirilmesinde maddi yükü ve riskleri üstlemiş olarak, bunun getirilerini rakiplerine bedelsiz sunulmasının ticari mantığa uymadığını vurguluyor.

AB Rekabet Komisyonu, Microsoft’un tekelci konumunu kötüye kullanarak yazılımlarını işletim sistemine entegre ettiğini ve kullanıcıları bunları kabul etmeye zorladığını vurguluyor. Komisyon, ceza olarak işletim sistemine uyum ürün üretebilmeleri için Microsoft’un yazılım kodlarını rakiplerine açmasına karar vermişti.

‘YAZILIM KODLARINI AÇAMAYIZ’ Microsoft ise, kodların geliştirilmesi için yatırım yaptığını belirterek bunları açmayı reddediyor. Duruşma Microsoft adına söz alan şirket avukatı Ian Forrester, amaçlarının kullanıcıları mağdur etmek olmadığını belirtti. Microsoft, AB Komisyonu’na karşı

Forrester, Microsoft’un kendi ticari sırrı sayılabilecek yazılım kodlarının şirketin değeri olduğunu ve bunları rakiplerine açmasının mümkün olmadığını savundu. Forrester, “Biz kodları açsak bile, 12 bin 650 sayfa eder” diye konuştu.

MS KONUYU SAPTIRIYOR Microsoft’un rakipleri de, yazılım devinin davayı telif hakları tartışmasına çevirdiğini ve esas meselenin tekel konumun suistimali olduğunu vurguluyor. Rakip şirketler adına konuşan sözcü Thomas Vinje, “Microsoft konuyu haklı olarak algılanacağı bir yöne çekiyor, halbuki esas konu tekel konumunu kötüye kullanmış olup olmadığı” diye konuştu.

Duruşmanın bir noktasında yargıç, Microsoft avukatına savunmasını dağıtmaması ve esas konuda kalması yönünde uyardı.

Mahkemenin, Microsoft’un rakipleri IBM, Novell, Oracle ve Sun Microsystems’ın sözcülerini de tanık olarak dinleyecek.
(NTVMSNBC)





Avrupa’da ‘Net’ten Müzik İndirme Avı

8 04 2006


Müzik şirketlerini temsil eden Uluslararası Fonografik Endüstri Federeasyonu, 10 ülkede başlattığı hukuk kampanyasıyla 2 bin kullanıcıyı dava ediyor.

International Federation of the Phonographic Industry (IFPI)’nin davaları kazanması halinde dava edilen kullanıcılar binlerce Euro tazminet ödemek zorunda kalabilecek. Davaların birçoğu Avrupa’daki kullanıcıları kapsıyor.

Son üç yılda açılan davalarda kullanıcıların ve sitelerin suçlu bulunmasına karşın internetten müzik indirmede herhangi bir düşüş gözlenmedi. Müzik şirketleri bu nedenle müzik indirenler yerine şarkıları internete koyan kullanıcıları hedef alıyor. IFPI, binlerce dosyayı internete taşıyan kullanıcıların hedef alınacağını açıkladı.

Kimi kullanıcılar dava sonucunda binlerce Euro eödemek yerine, şirketlerle davadan vazgeçmeleri karşılığında belli bir tazminat bedeli ödemeyi kabul ediyor. Örneğin Almanya’da 542 kullanıcı 2 bin 670 Euro karşılığında suçunu kabul etti.





Yasal Film İndirme Dönemi

8 04 2006

ABD’de kapsamında İnternet’ten yasal bir şekilde film indirme hizmeti başlamak üzere.

Hizmet ile film tutkunları DVD’lerinin piyasaya çıktığı anda sevdikleri filmleri belli bir ücret karşılığında İnternet’ten indirip bilgisayarlarında tutabilecekler. Yakın bir zamanda başlayacak olan hizmet için stüdyolar, ‘dijital dağıtım için atılmış dev bir adım’ nitelemesi yapıyor.

Online film dağıtımı yapan Movielink ve CinemaNow şirketleri, kısa bir süre içerisinde dev Hollywood filmlerinin İnternet üzerinden indirilebilmesini sağlayacak. Yeni sistem ile kullanıcılar indirdikleri filmlerin sahibi olarak bilgisayarlarında tutabilecekler.

İki şirket şuana kadar kiralama yöntemiyle film indirme hizmeti yürütüyorlardı. Movielink ve CinemaNow şirketleri; Universal Pictures, Warner Brothers ve Twentieth Century Fox gibi dev Hollywood stüdyolarıyla anlaşmış bulunuyor.

Hizmet dahilinde eski filmlerin yanı sıra yeni filmler de indirilebilecek. İndirilen filmler yazılımsal koruma sistemiyle korunarak çoğaltılmasının ve optik disklere kaydedilmesinin önüne geçilecek. Daha önce pek çok Hollywood stüdyosu böyle bir yöntemi hayata geçirmeyi düşünmüş fakat korsanlık çekinceleri nedeniyle böyle bir hizmetten uzak durmayı tercih etmişlerdi.





Kuyrukluyıldızdan 100 Havuzluk Su Çıktı

8 04 2006


NASA’nın Deep Impact aracının geçen yıl parçaladığı Tempel 1 adlı kuyrukluyıldızdan darbe esnasında 250 bin ton suyun uzaya saçıldığı belirlendi.

Geçen yılın 4 Temmuz günü, NASA’nın Deep Impact uzay aracı, 14 km çapındaki Tempel 1 kuyrukluyıldızına bir darbe füzesi göndererek parça koparmıştı. Normalde uzaydaki gama ışınlarını takip eden darbe günü Swift Teleskobu merceğini Tempel 1’den kopan parçalara çevirmişti. Kuyrukluyıldızdan kopan parçalar farklı dalgaboylarında gözlemlendi.

Swift Teleskobu, uzun süren gözlemlerden sonra sıradışı bir bulguya ulaştı. Tempel 1 kuyrukluyıldızı, darbeden 13 gün sonrasına kadar su saçıyordu. Gözlemi yapılan X ışınları, darbe sonucunda kuyrukluyıldızdan saçılan suların ölçümüne olanak veriyor. Tahminler Tempel 1’den 100 Olimpik yüzme havuzunu dolduracak kadar suyun boşaldığını gösteriyor.

KUYRUKLUYILDIZ VE GÜNEŞ’TEN GELEN PARÇACIKLAR
Gözlem, kuyrukluyıldızların Güneş’ten gelen parçacıklarla girdikleri etkileşimde, X-ışını ürettikleri önermesine dayanıyor. Bu X-ışınları incelenerek kuyrukluyıldızın kimyasal yapısı hakkında bilgi elde edilebiliyor.

X-ışını radyasyon, nötr su molekülleri ile Güneş’ten kaynaklanan elektrikli yüklü parçacıkların arasındaki etkileşimden oluşuyor. Güneş’ten gelen parçacıklar, kuyrukluyıldızın parçalarına çarpıyor ve parçacıklar arasında bir ‘yük değişimi’ deniyor. Bu süreçte Güneş’ten gelen iyonlar fotonları salarak X-ışını çıkarıyor. Salınan foton sayısı arttıkça, X-ışını da artıyor.

TEK BİLİNMEYENLİ DENKLEM

Dünya’dan 130 milyon kilometre uzaklıkta gerçekleşen bu olay esnasında, açığa çıkan X ışınlarının miktarı, gerek kuyrukluyıldızdaki su miktarı, gerekse Güneş’ten gelen parçacıkların şiddetine bağlı olarak meydana geliyor.

Swift Teleskobu, Güneş parçacıklarını ve X-ışını miktarını ölçümledi. Geriye, bu denklemin tek bilinmeyeni olan kuyrukluyıldızdan saçılan su miktarının hesaplanması kaldı. Ve ölçümlerden 250 bin ton sonucuna ulaşıldı.





WiMAX sertifikasyon laboratuarları On-line Oluyor

7 04 2006

IEEE WiMAX standartlarına “mobil” geçişi onaylamış olduğundan, WiMAX Forumu, bu yılın sonlarında piyasaya sunulacak olan mobil ürünlerin test edilmeleri için sertifikasyon laboratuarları kurmak üzere harekete geçmiş durumda.

Geçen Aralık ayında IEEE, 802.16-2004 Air Ara-yüz Standardından 802.16e’ye geçişi onayladı. Özetle, IEEE 802.16e WiMAX’a mobilite eklemekte. Ve artık “e” onaylanmış olduğundan WiMAX Forum’un Mobil Teknik Grubu, mobil WiMAX uyumlu bir ara-yüz oluşturmak için gerekli olan geçişin zorunlu ve opsiyonel özellikleri tanımlayacak olan sistem profillerini geliştirmek üzere hızla ilerliyor.

Geçişe dahil olan anahtar teknolojilerden birisi, kapsama alanı dışındaki geliştirilmiş çoklu-yol performansı için olan ölçeklenebilir Orthogonal Frequency Division Multiple Access (Ortogonal Frekans Bölümü Çoklu Erişimi). IEEE 802.16e geçişinde Ölçeklenebilir OFDMA, 1.25′ten 20MHz’e kadar ölçeklendirilebilir kanal bant-genişliğini desteklemekte. Ancak Mobil WiMAX 1 Sürümü profilleri, 2.3-, 2.5-, ve 3.5-GHz frekans bantlarında lisanslı spektrum tahsisleri için sadece 5-, 7-, 8.75-, ve 10-MHz kanal bant-genişliklerini kapsayacak. (2.3-GHz bandı Kore’de WiBro için, 2.5-GHz bandı A.B.D’de ve 3.5-GHz bandı diğer pek çok ülkede tahsis edilmiş durumda.) Amaç sertifikalı mobil WiMAX ürünlerini bu yılın ikinci yarısında kullanıma hazır hale getirmek.

Yıl sonuna dek sertifikalı ürünleri pazara sunmak için kritik olan ise sertifikalandırma test laboratuarlarını bu yılın ortalarına dek operasyonel hale getirmek olacak.

Geçtiğimiz yıl Centro de Tecnologia de las Comunicaciones (CETECOM), WiMAX Forum antlaşması altında sabit WiMAX sistemleri için bir sertifikalandırma laboratuarı kurdu. Laboratuar şu anda sabit servisler için, özellikle de lisanlı 3.5-GHz bandındaki ve lisanslı-istisnai 5.8-GHz bandındaki WiMAX-uyumlu ürünleri sertifikalandırmakta. Ancak mobil-ürün testleri için bir gecikmeye sebep olmamak için, WiMAX Forumu Kore’de ikinci bir sertifikalandırma laboratuarı kurmakta. Her iki laboratuarın da – TTA ve CETECOM – bu yılın üçüncü çeyreğinde WiMAX profil sertifikalandırmaları için tamamen operasyonel hale gelmeleri beklenmekte.

Daha geçtiğimiz ay, WiMAX Forumu Aeroflex ve CETECOM ile protokol uygunluk test sonuçlarını geliştirmek için bir antlaşma imzaladı. Aeroflex ortaklığa protokol uygunluk uzmanlığını getiriken, CETECOM ise ortaklığa RF uygunluk test özelliği getiriyor ve WiMAX standartlarının devam eden geliştirilmesinde yer almaya başlıyor.

Aeroflex/CETECOM ortaklığının pazara sunacağı ilk ürün, ETSI onaylı TTCN-3 test vakalarının yürütülmesini gerçekleştiren mobil istasyonların protokol uygunluk testinde kullanılmak üzere geliştirilen bir baz istasyon emülatörü. Ürün geliştirme çabalarını desteklemek üzere erken işlevsellik kullanıma hazır olacakken, daha sonra ise tam işlevselliğe sahip geliştirme sistemi devreye girecek. Bir süre sonra baz istasyon testi için mobil bir emülatör bu sunumları izleyecek. Aeroflex, WiMAX 802.16e protokol uygunluk test sonuçları sunumunun 2006′nın ikinci yarısına yetişeceğini ummakta.

Bir başka gelişme olan picoChip ise protokol uygunluk testi ile birlikte çalışacak olan çoklu-çekirdeğe sahip işlemci düzenini ve yazılımı destekleyecek. CETECOM WiMAX test takımı, test sırasında BS ve SS ekipmanını karakterize ederken, tamamlanmış bir bağlantı canlandırma işleminde kullanılan bir test baz istasyonu ve kullanıcı istasyonu ile işbirliği içinde olacak. picoChip’in PC102 picoArray ve PC 8530 yazılım yığını bu istasyonlarda, tıpkı işletim networklerinde çalıştıkları şekilde çalışacaklar. Bu, sadece yazılımın yükseltimlerini kullanarak hızlı ayar yapılandırma avantajı sağlamakta.

CETECOM’un şef teknoloji görevlisi Joaquin Torrecilla, “picoChip’in kablosuz çözümü bize, her standart ve protokole uygun bir biçimde yapılandırılabilen sade, çok sofistike ve esnek bir mimari sunmakta.Yeni ortaya çıkan gereksinimleri karşılamak veya MIMO desteği gibi ek özellikler sunabilmemiz için sadece yazılımı güncelleyerek, platformumuzu yükseltebilecek ya da ölçeğini genişletebileceğiz,” yorumunda.

Torrecilla, yaklaşık 400 adet şirketin WiMAX beyannamelerine katılması beklenen 2008-2009 zaman diliminde yükselecek olan pazarlar ve fırsatlara göre şekillenen diğer frekans bantları, kanal bant-genişlikleri, FDD v.b.’ni içerek olan beklenen mobil WiMAX profillerine atıfta bulunuyor.





Microsoft, Linux’e göz kırptı

7 04 2006

Microsoft, tek makinede çoklu işletim sistemlerinin çalışmasına olanak veren Virtual Server 2005 R2 yazılımına açık kaynak Linux’u katıyor.

BOSTON – Microsoft’tan yapılan açıklamada açık kaynak işletim sistemi Linux’un da Virtual Server 2005 R2’nin desteklediği işletim sistemlerinin arasına aldığını duyurdu. Şirket açıklamasında Linux desteğinin müşterilerin isteği üzerine sağlandığı ve yazılımın ücretsiz indirme şeklinde verileceği ifade edildi.